25 Eylül 2017 Pazartesi

'Seri katile' ağırlaştırılmış müebbet istemi

'Tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet istemi ile yargılanan seri cinayet zanlısı Atalay Filiz'in ilk duruşması bugün gerçekleştirildi. Filiz'in savunma vermeyi reddettiği duruşmayı mahkeme heyeti ileri bir tarihe erteledi.

15 Şubat 2017 Çarşamba 14:38
'Seri katile' ağırlaştırılmış müebbet istemi
 Seri cinayet zanlısı Atalay Filiz'in tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı'yı öldürdüğü gerekçesiyle, "tasarlayarak kasten öldürme" ve "nitelikli hırsızlık" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Filiz ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada, Fatma Kayıkçı'nın yakınları da hazır bulundu.

Taraflar salona alındığı sırada Fatma Kayıkçı'nın eşi Gani Kayıkçı, bağırarak sanık Atalay Filiz'in üzerine yürümeye çalıştı. Bunun üzerine mahkeme heyeti, duruşmanın düzenini bozduğu gerekçesiyle Kayıkçı'nın salondan çıkarılmasına karar verdi. Duruşmayı takip etmek isteyen bazı basın mensuplarının da güvenlik görevlilerince salona alınmaması nedeniyle kısa süreli gerginlik yaşandı.

Daha sonra başlanan duruşmada, kimlik tespitinin ardından savunması sorulan Filiz, "Psikolojik olarak çok iyi hissetmiyorum kendimi, o yüzden daha sonra savunma yapmak istiyorum." dedi.

Filiz'in avukatı Uğur Poyraz da müvekkilinin savunmasını, gelecek celse hazır olduğunda yapacağını söyledi.

Fatma Kayıkçı'nın oğlu M.K.K'da sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

KURBANIN KOMŞUSU GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Duruşmada tanık olarak dinlenilen Ömer Baba, Atalay Filiz'i tanımadığını belirterek, "Sadece televizyonda gördüğüm kadarıyla cinayetten arandığını biliyorum. Çalıştığım çay bahçesinde kimliğimi düşürdüm, ya da kendisi çaldı. Bu şekilde kimliğimi kullanarak kendisini Ömer Baba diye tanıtmış. Bu nedenle polisler beni aradı, ben de konuyla ilgili ifade verdim." dedi.

Fatma Kayıkçı'nın komşusu Sibel Ocak da mahkeme heyetinin olaya ilişkin bildiklerini anlatmasını istediği sırada, gözyaşlarını tutamadı.

İfadesine ağlayarak devam eden Ocak, şunları söyledi:

"Olay günü çocuğum okuldaydı, onu almak için gidecektim. Sesler duydum, bayağı bir gürültülüydü, kapı çarpması oldu. Düşme gibi, yuvarlanma gibi sesler oldu. Hemen karşı komşumu aradım 'aşağıdan sesler geliyor, kavga var galiba' dedim. Komşum bana 'alt kattakilerin kardeşi gelecekti, kavga ediyorlardır' dedi. Ben de komşum Fatma'yı aradım, cevap vermedi, mesaj çektim okumadı. Daha sonra telefonu kapattı. Çocuğumun okuldan gelme zamanıydı, o yüzden aşağı indim. Sanık koridoru siliyordu, büyük bir bez vardı, kan doluydu orası. Yarıya kadar silmiş, çömelmiş vaziyette siliyordu. Hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Çok kötü bir koku vardı. Ben kavga ettiler, eli kesildi zannettim. Sonra eve geri girdim. Kızım kanları görüp korkar diye aşağı tekrar indim. Sanık kanları temizlemiş ve tekrar içeri girmişti."

Fatma Kayıkçı'nın üvey oğlu Cengiz Kayıkçı da olayla ilgili görgüye dayalı bilgisinin olmadığını anlatarak, eski beyanlarını tekrar ettiğini dile getirdi. Diğer üvey oğlu Bekir Kayıkçı ise "Olay günü ben babamı aradım. Fatma'ya ulaşamadığımı söyledim. Daha sonra kaldığı dairede ayakkabısının tekini buldum ve kan izlerini gördüm." diye konuştu.

Tanıkların ifadesinin ardından, Fatma Kayıkçı'nın eşi Gani Kayıkçı tekrar duruşma salonuna alındı.

Mahkeme Heyeti Başkanı Hüseyin Öztürk, Gani Kayıkçı'ya yönelik "mahkeme huzurunda bir gerçeği aramaya çalışıyoruz. Bağırıp çağırıp kızarsan olmaz. Üzgün olduğunu biliyorum ama adalete bırak her şeyi." dedi.

Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

OLAY

Tuzla Yalıboyu Caddesi Postane Mahallesi'nde oturan 2 çocuk annesi tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı'nın cesedi, 28 Mayıs 2016'da evinin yakınındaki çalılıkların arasında bulunmuştu.

Kayıkçı'yı öldürdüğü iddia edilen Atalay Filiz'in, 16 Eylül 2013'te o dönem tümgeneral olan Hasan Hüseyin Demirarslan'ın TÜBİTAK'ta çalışan oğlu Göktuğ Demirarslan ve onu ziyarete gelen kız arkadaşı Elena Radchikova'nın öldürülmesi olayına karıştığı da belirlenmişti.

Ankara'daki cinayetlerle ilgili yaklaşık 3 yıldır aranan Atalay Filiz'in, sahte kimlikle yurt dışına kaçtığı ve bir süre sonra geldiği İstanbul'da yaşamaya başladığı, çevresine kendisini farklı kimlikle tanıttığı belirtilmişti.

İzmir'in Menderes ilçesinde yakalanarak İstanbul'a getirilen Filiz, Kayıkçı'yı tasarlayarak öldürdüğü gerekçesiyle çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince 13 Haziran 2016'da tutuklanmıştı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Filiz hakkında, "bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak nitelikli hırsızlık" suçundan da 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Tuzla denince aklınıza "ilk önce" ne geliyor?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    SAYFALAR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV