24 Mart 2017 Cuma

AFRİKA NOTLARI: MORİTANYA

12 Aralık 2016, 11:42
AFRİKA NOTLARI: MORİTANYA
 İşim gereği Afrika Kıtası'nın Sahra altı bölgesine düzenli olarak seyahatler düzenliyorum, iş toplantıları, piyasa araştırması derken haliyle gittiğim yerleri detaylı gezmek için çok fazla vakit kalmıyor, ancak kendi kendime bir seyahatname oluşturmak için kolları sıvadım, teknolojinin en büyük nimetlerinden biri de bu olsa gerek gezmek için gittiğiniz yerleri anında görüntüleyip, kaydedebilmeniz. Ancak o bölge hakkında ne gibi izlenimler edindiğiniz ve yorumlarda önemli bunları aktarırken. Bu hafta da senenin sonlarına doğru yaptığım seyahatle başlamak istedim: Moritanya.  Moritanya, Kıtanın en batısında Senegal, Batı Sahra, Cezayir ve Mali ile sınırları olan, Kuzey Atlantik okyanusu kıyısında, 3.5 milyonluk bir nüfusa sahip Müslüman bir ülke. Kuzey Afrika'nın Berberi kabilelerinin göçüyle kurulmuş bir toprak. Bağımsızlığı 1960 senesinde almış. Eski Fransız sömürgesi, Resmi dilleri Arapça ve Fransızca fakat bunlarla beraber birçok yerel dilde konuşulmakta. Bu ülkeye girerken dikkatinizi hemen yeni yapılan havaalanı çekiyor. Nuakşot yani başkentin 20-30 km dışında, yatırım yapılmaya başlandığı belli olan yere, gümrük kapısında 100 € ücret karşılığında vize alarak giriş yapabiliyorsunuz. Bu 3 aylık bir süreyi kapsıyor. Herhangi bir zorluk veya kötü muamele ile karşılaşmıyorsunuz. Öyle ki havaalanın dışında Türkiye'den geldiğimi öğrenen polis memurları eğer otelin servisi gelmeseydi beni otele kadar götürmeyi bile teklif ettiler. Hemen havaalanı çıkışında büyük bir cami gözüme çarptı, burada ibadet hayatın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Ezanlar bizden farklı olarak makam olmadan okunmakla birlikte, yurtdışında olduğunuzu hissetmeyecek kadar buraya ait hissettiriyor kendinizi. Kaldığım otel başkentin en iyi otellerinden biriydi. Buna rağmen servis ve otelin sunduğu imkanlar kısıtlı demek yerinde olur. İnternet belirli yerlerde var ve halka açık yerlerde bulmak çok zor. Genelde düz bir arazi üzerinde uzanan boş alanlar var, çöle geldiğinizi anlamanızı yetecek kadar düz.  Şehrin merkezi ise tam bir keşmekeş, trafik işaretleri ve ışıklar yok denecek kadar az. Arabaların çoğu çok eski ve kullanışsız. Yine de fakir bir ülke için çok yoğun bir trafiğin olduğunu söyleyebilirim. Akşam 8-9'dan sonra açık yerler ya benzinciler ya da birkaç kahvehane tarzı yerden ibaret. Ticaret de şehrin belli bölgelerinde yoğunlaşmış ancak daha çok bizde ki salı pazarları gibi ve işporta satılan envai çeşit maldan oluşuyor. Üretim yerleri ve şirketlerin ofisleri de çok eski ve bakımsız binalar. Kat etmeleri gereken uzun bir yol olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kullanılan para birimi Ougiya ve yaklaşık 1 dolar 220 Ougiya civarında. Havanın sıcaklığı insanları bol uzun elbiseler giymeye itiyor. Kadınların toplumdaki yeri ise şaşılacak derecede aktif. Herkesin işinde gücünde olduğu, kimsenin kimseye karışmadığı ve rahatlıkla gezebileceğiniz bir ortam var. Dışarıda evsizler de var, belgesellerde gördüğünüz yalın ayak fakir çocuklarda... Ancak bu insanlar barış içerisinde yaşamayı öğrenmiş. Bu açıdan bakıldığı zaman, bizim gibi yüksek potansiyelli bir ülkenin öğrenecek çok şeyi olduğunu düşünüyorum. Yönetimsel anlamda ise çok gelişmiş bir demokrasiye sahip değiller, resmi olarak İslam Cumhuriyeti modelini kullanıyorlar. Bu bağlamda bazı kısıtlar olduğunu söylemek doğru olur.  Benim genel izlenimim ise yabancılara karşı oldukça misafirperver, ölçülü ve saygılı bu milletin gelişmeye oldukça açık olduğu. Moritanya'da ziyaret ettiğim Türk Büyükelçiliği'nin başkentte oldukça büyük ve modern bir binası var, yine buraya yakın Türk restoranları ve çoğunlukla Türk giyim mağazaları mevcut. Özellikle bir Türk'ün sahip olduğu İstanbul otel, çoğunlukla Türk iş adamları açısından uğrak mekân. İnşaat sektörü Dubaili ve Arap firmaları tarafından tekele alınmış. İnşaatı başlayan büyük oteller ve plazalar henüz yapım aşamasında olmasına rağmen değişimi şimdiden gözle görülür seviyede. Yollar ise oldukça bakımsız ve kötü, en iyi caddelerde bile yarı toprak yarı asfalt gidiyorsunuz. En önemli geçim kaynakları ve özellikle ihraç kalemi balıkçılık, ''Plage des Pecheurs'' yani balıkçılar plajı en önemli limanları. Burada her türlü balık, tekne ve deniz motoru ticareti yapılıyor. Ama aklınıza çok gelişmiş bir pazar gelmesin, yine daha ilkel şartlarda yapılan ve her şeyin birbirine geçmiş olduğu bir alan. Bir tarafta balık tezgâhları dururken diğer tarafta motor parçaları ve tekne tamiri yapılıyor.

Her şeye rağmen yatırım yapmak ve kültür gezisi için ideal bir yer olduğunu söyleyebilirim. Tüm bunların yanı sıra değişik ve egzotik bir yer görmek isteyenler için vizesiz ve sorun yaşamadan gidebilecekleri bir destinasyon. Yazımı burada ki gezimden birkaç fotoğrafla sizleri baş başa bırakarak noktalıyorum, iyi haftalar...

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Tuzla denince aklınıza "ilk önce" ne geliyor?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SAYFALAR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV