26 Eylül 2017 Salı

Baba olmak neden zordur ?

19 Haziran 2017, 19:03
Baba olmak neden zordur ?
“Tüm kadınlar sonunda annelerine benzerler. Bu onların dramıdır. Erkekler için böyle bir durum asla söz konusu olamaz. Bu da onların dramıdır.” Oscar Wilde Oscar Wilde bu sözle baba-oğul ilişkisinin en derininde yatan çatışmaya, yani "asla onun gibi olmayacağım" yönüne gönderme yapmış olmalı. Baba olmak, özellikle erkek babası olmak bu açıdan zor, çünkü dengeyi bulmak, otoriteyi sarsmadan kendi öz çocuğunu yönlendirmek her açıdan çetrefilli. Ben de özellikle erkek dominant bir ailenin çocuğu olduğum için kendimden biliyorum bunu. Ama birkaç ay içinde erkek babası olacağım için daha da yoğun hissettiğim şeyler var: Mesela babama zamanında devamlı kızgın olduğum ama nedenini bilmediğim bir dönem, ya da onun söylediklerinin tam tersini yapmak için elimden geleni ardına koymadığım zamanlar. Ama bunların hepsinin ne kadar boş ve anlamsız anladığım bir olgunluk dönemi geliyor sonrasında. Keşke her konuda akıl alabileceğim dediğiniz bir dönem. Çocukluk ve gençlik dönemi bir baba-oğul ilişkisi açısından çoğunlukla o inişlerin çıkışların, deneme yanılmaların bir toplamı bence. Erkek-kadın ayrımcılığı yapmamakla birlikte, erkek erkeğe ilişkilerin her zaman daha mesafeli, daha hiyerarşik ve daha isyankâr bir yönü olması, bunun ancak anatomik durum ve beyin yapısı ile açıklanabileceğidir sanırım. Bir baba çocuğu için ne ister sorusu, gerçekten çocuklarını seven ve koruyan bir adam için anlamsız ve cevabı değişmez bir sorudur. Bir baba ne olursa olsun kendi çocuğunun iyiliğini gözetir. Ancak her fikir gibi bu da kimin için neyin iyi olduğuna bir başkası karar verebilir mi ikilemini ortaya çıkarır. Kızlar açısından bu ikilem daha farklı çözülür, alıştırma ve kabullendirme gibi taktiklerle baba bir şekilde duruma adapte edilir. Ama erkekler açısından bu durum her zaman bir güç ve kişilik savaşı olarak ortaya çıkar. Babalar nasıl olmalıdır o halde? Ya da baba olmanın doğru bir haritası var mıdır? Bence yoktur. Baba olmak, anne olmak kadar içgüdüsel ve doğal bir davranış biçimidir. Bu yüzden kimin nasıl bir baba olması gerektiği yönünde belki belli ahlaki ve davranışsal kalıplar çizilebilir ancak temelde bu sadece yaşayarak öğrenilecek bir şeydir. Kaldı ki eğer böyle olmasıydı hiçbirimiz babamızı aynı anda hem bu kadar sevip hem de bu farklılıklardan mustarip olmazdık. Bu açıdan baba figürü, devamlı arkamızda bir gölge gibi bizi izleyen, koruyan ve bir arada tutan bir figür olmakla birlikte en nihayetinde bir insandır. Baba figürünü putlaştırmak ne kadar uç bir görüş ise tam zıttı da bir o kadar yanlıştır. Baba bir rol modeldir, örnek alacağınız kişi, onun hatalarından ders alacağınız bir rehberdir. Tabi bu ancak kendi yolunu bulmak ve çizmek isteyenler için böyledir... Öncelikle sevgili Baba’mın ve diğer tüm babaların, babalar gününü kutlar, aramızda olmayanları saygıyla ve özlemle anıyorum.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Tuzla denince aklınıza "ilk önce" ne geliyor?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    SAYFALAR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV