24 Ekim 2018 Çarşamba

BİR SAİT FAİK ABASIYANIK

02 Ocak 2018, 09:36
BİR SAİT FAİK ABASIYANIK
Seden Filiz GÜLEÇ
 “Bir insanı sevmekle başlar her şey.”Yeni senede ilk cümle Abasıyanık’ın bu cümlesi olsun istedim. Belki bitkileri, hayvanları, insanları sevecek gücümüz olur bu yıl. Sevgi deyince aklıma Abasıyanık’ın yaşamayı tercih ettiği yer Burgazada geldi.İskeleye inince onun heykeli karşılar gelenleri.Vapur,Burgazada’ya yaklaştıkça geride kalan uğultu yerini dalga seslerine bırakır.Beton rengi kaybolur mavi ve yeşil başlar.Hızla,aceleyle yürüyen,belki yorgunluk yüzünden hemen tutan alınganlıklarımız,üzdüğümüz insanlar , üzen insanlar,kendi iç sesini dinleyemediğimizden midir nedir huzursuz olduğumuz anlar, birer birer geride kalır.Artık sakinleşmiştir hayat.Kuşların sesi,  evlerin bahçelerinden uzanan kedilerin süzgün bakışları,kıyıdaki pastaneden gelen kokular insanın içini açar.Hızlı yürümek imkansızdır sanki.Çünkü ya değişik bir konağa ya güzel bir çiçeğe ya da gelip geçen kayıklara bakmaktan yürüyemez insan.İşte böyle bir yerde yaşadığı için mi Abasıyanık için sevmek kolay olmuştur.Gerçek sevgi yani…Baktığımızda Reşat Nuri Gültekin ,  Büyükada’yla;Hüseyin Rahmi Gürpınar,Necip Fazıl Kısakürek,Ahmet Rasim,Nazım Hikmet,Yahya Kemal Beyatlı,Aziz Nesin gibi edebi  tarzları ve yaşam görüşleri farklı olan pek çok yazar Heybeliada’yla  hayatının bir kısmını özdeşleştirmiştir.Okul çıkışlarında vapur beklerken sanki onların sözleri uçuşurdu havada.Söz gelimi Abasıyanık’ın Son Kuşlar eserinden cümleler vardır deniz pırıltılarında.”Denizi seyretmemek bu güzel güz gününde olur mu ya?Olmadığına göre deniz seyredilecektir.”

            Yıllar önce okulum Burgazada’daydı.Çoğu zaman bir gazeteci,tiyatro sanatçısı ya da yazar gelirdi iskeleye vapuru beklerken..Öğretmen olduğumu anladıklarından birkaç söz ederdik.Parktaki çocuklar,pastacı,balıkçı hepimiz gülümserdik.Bazen sıcak bir rüzgar eser,dalgalar iskeleden aşıp masamızı ıslatırdı..O zaman heyecanlanırdım.Belki lodos çıkar,belki vapur seferi iptal olur da mecburen adada kalırım.Bu düşünce bile beni mutlu ederdi.Bazen de Orhan Pamuk otururdu yan masada,karşı masada.O zaman gülümsemezdim hiç.Çünkü ona gülümsediğimi sanır belki kızıverirdi.Zaten o da hiç bakmaz,ben görmezdi.Değil mi ki arkadaşım Pınar adada yanına gidip de “Çantamda kitabınız var,imzalar mısınız?”dediğinde “Zaten siz benim kitaplarımı okumak için değil imzalatmak için alıyorsunuz.”dedi.Belki imza yerine kitabı eleştiren olumlu ya da olumsuz bir eleştiri duymak istedi ama Pınar o günden sonra onun kitaplarını okumadı.Bense onun kurduğu cümlelerden,sıkmayan betimlemelerinden vazgeçemedim.Her seferinde de biraz da iyi yanlarımızı yansıtsa eserini diye diye okudum eserlerini.Kızdım ama vazgeçemedim yani.Sait Faik Abasıyanık da zamanında “İçinize taş gibi bir sevgi oturmadıysa yazılarımı okumayın “demiş. İki ifade benzer dursa da aynı şey değil gibi.Yine de bana sorsalar Burgazada’ya Orhan Pamuk değil Abasıyanık sinmiş.Çünkü yazarın Son Kuşlar eserinde dediği gibi” Koca yemişleri,beyaz esmer bulutları,yakmayan güneşi,durgun maviliği,bol yeşilliğiyle kuşlarla beraber olunca ; insana barış,edebiyat,musiki mesut insanlarla dolu,anlaşmış,birbirini sevmiş,açsız,hırssız bir dünya düşündürüyor insana “sonbaharda ada.Yeni senede hepimize böyle bir dünya dileğiyle…

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Tuzla denince aklınıza "ilk önce" ne geliyor?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SAYFALAR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV