24 Ekim 2017 Salı

Ediz Hun'dan İstanbul'u dinledik

04 Aralık 2014, 07:22
Ediz Hun'dan İstanbul'u dinledik
İstanbul Ajans
Türkiye'nin en sevilen isimlerinden biri...10 Soruda İstanbul köşemizin konuğu dopdolu yaşamış ve bu ülkedeki insanların kalplerinde bir tarih yazmış değerli sanatçımız Ediz Hun oldu. Onu sinema dünyasında yakışıklı bir jön olarak tanıdık ve sevdik. Ediz Hun ülke insanımızın sevdiği ve saygı duyduğu bir isim. Birçoğumuzun mutlaka hafızalarına kazınmış filmleri vardır. Onunla sohbet etmeye başladığınız zaman tam bir İstanbul beyefendisi ile karşılaşıyorsunuz. İnsana olan saygısı ve ona verdiği değeri hal ve tavırlarından davranışlarından size sonuna kadar hissettiriyor. Karşınızda dopdolu yaşamış ve bu ülkedeki insanların kalplerinde bir tarih yazmış değerli sanatçımız ile yaptığımız bu güzel söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz. 1.) İstanbul’u hayatında hiç görmemiş birine İstanbul’a dair ilk neyi anlatırsınız? Denizi anlatmaya çalışırım. Etrafı denizle çevrili bir yarım ada olduğunu anlatmaya çalışırım. 2.) İstanbul’u ilk defa ziyaret eden birini çıkartacağınız bir günlük İstanbul turunun olmazsa olmazları nelerdir? Eski değerlere sahip olan Topkapı Sarayı'nı öncelikle gezdirmeyi düşünürdüm. İstanbul'da kapalı çarşılar, camiler, çeşmeler birçok alanda mükemmel eserler var. Gerek mimar Sinan'ın gerek diğer mimarların onları da düşünürdüm fakat özellikle Kapalı Çarşı ve Topkapı Sarayı antik değere sahip olduğu için öncelikli olurdu. Doğal güzellikler dendiğinde ise mutlaka Boğaz ve Adalar'ı gezdirirdim. 3.) İstanbul’un en önemli mimari yapısı sizce hangisi? En önemlisini ifade etmek oldukça zor olur. İstanbul neredeyse 3 - 4 bin yıllık bir şehir. Osmanlıdan önce Bizans, Bizans'tan sonra Osmanlı ve ondan önce de birçok değişik kavimler medeniyetler bu şehirden gelip geçmiştir. Çok önemli eser ve yapıtlar var. Ama illa ki bir yer söylemek gerekirse Topkapı Sarayı derim. Topkapı benim için çok özel bir eser ve yerdir. 4.) Son 10 yıla baktığınızda İstanbul’da en büyük değişimin hangi konuda yaşandığını söyleyebilirsiniz? Değişimin çok olumlu bir değişim olduğunu söyleyemiyorum. Açık sözlü bir insanım. Yeşil alanlar inşaat alanı olarak çok fazla kullanıldı. İstanbul'un iklimi her mevsim kendine has güzel bir iklim. Dolayısı ile müsait bir iklime sahip olan bu şehirde mükemmel parklar açık alanlar yapılabilir. 5.) Son dönemde İstanbul'da kültür sanat alanında yapılan çalışmaları nasıl buluyorsunuz? 19 milyonluk nüfusa sahip bu dünya kentinde tabiî ki sanat faaliyetleri çok ileri bir seviyede. Tiyatro, sinema, müzeler... Çeşitli konular ve alanları kapsayan faaliyetler var. Bu da insanları cezp ediyor elbette. Sanat alanındaki faaliyetler ve gelişmeler oldukça sevindirici benim için. 6.) İstanbul’da yaşayan biri olarak karşılaştığınız sıkıntılar nelerdir? Çözülmesini istediğiniz en acil sorun nedir? Elbette trafik. Tam bir kaos ortamı. İnsanlar son zamanlarda teknolojik gelişme ile "teknolojiye" fazla meyil ettiler. Duygular biraz daha geride kaldı. En kötüsü de insanların birbirine yeterince saygılı davranmaması. Maalesef bunu gözlemlemekteyim. En büyük sıkıntımız bu olsa gerek. 7.) Sizin İstanbul hakkında bir projeniz olsaydı ne yapmak isterdiniz? İstanbul bir dünya kentidir. Burada yaşayan insanların birbirine uyumlu, trafik kurallarına riayet eden boş zamanlarını parklarda tabiat içinde geçirmelerini sağlayacak uygulamalar yapmaya çalışırdım. 8.) Gelecekte görmek ve yaşamak istediğiniz İstanbul’u bize biraz anlatır mısınız? Gençleri istihdam edeceğimiz alanların çok daha fazla olduğu bir İstanbul görmek isterdim. Üniversite, Lise ya da okuyamamış hiç fark etmez gençlerimize hayatlarını rahatlıkla idame ettirecek iş imkânlarının rahatlıkla sağlandığı bir şehir isterdim. Gençleri en iyi şekilde yetiştirmek ve onların mutlu bir şekilde yaşadığı bir İstanbul isterdim. 9.) Sizce İstanbul'u en iyi anlatan şiir/şarkı/roman hangisidir? İstanbul'un kendisi bir şiir. Fakat ne yazık ki içinde yaşayanlar bu şiirle barışık değil. 10.) Şu an gözlerinizi kapatıp açsanız İstanbul’da hangi zaman ve mekânda olmak isterdiniz? Benim doğduğum yıllarda 40'lı yılların sonu 50'li yılların başında olmak isterdim. O zaman çok daha farklıydı İstanbul... Ediz Hun kimdir? 1941 İstanbul doğumlu. Norveç'te Oslo ve Trondheim Üniversiteleri'nde biyoloji ve çevre bilimleri fakültesinden mezun oldu. Türk sinemasının eski jönlerinden olan Hun, Yeşilçam'a 36 yıl emek verdi. 1985'ten bu yana Marmara Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmalarını sürdürdü. 1991-1993 yılları arasında Çevre Bakanlığı Müşaviri ve İstanbul Çevre İl Müdürü olarak görev aldı. Çevre sorunlarına olan ilgisiyle tanındı. 1973 yılında THY hosteslerinden Berna hanım ile evlenen Hun iki çocuk babası. 1963 yılında sinemaya 'Genç Kızlar' filmiyle geçen, kısa süre içinde aranılan romantik jönler arasına giren Ediz Hun, 1976'da gittiği Norveç'te biyoloji ve çevre bilimleri eğitimi aldı. Hun, 1999'da da milletvekili seçildi... Ediz Hun, 1940 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Adnan Bey, Çerkez, annesi Neşvet Hanım ise Rumeli göçmeniydi. Atatürk Lisesi'nden mezun olduktan sonra bir süre Almanya'daki Würzburg Üniversitesi'ne devam etti. 1963 yılında bir derginin açtığı yarışmada birinci oldu ve aynı yıl Nevzat Pesen'in yönetiminde Türkan Şoray ve Hülya Koçyiğit'le başrolünü oynadığı 'Genç Kızlar' adlı filmle sinemaya başladı. Kısa süre içinde romantik jön olarak Yeşilçam'ın aranılan oyuncuları arasına girdi. Ediz Hun, o dönem Türk sinemasını yakından tanıdı... 'Sinemamız o yıllar tamamen kendi kabuğunda bulunuyordu. Sinemadan kazanılanlar da zaten sinema dışına taşındığı için gelişme de olmadı. Fakat halkın başka bir eğlencesi yoktu ve bu nedenle de bu filmleri izliyordu. Ne var ki tüm bunların dışında genelde sevgiyi, dürüstlüğü, yardımlaşmayı anlattığı için ve bu tür mesajlar verdiği için Türk sinemasının o dönem yapılan filmleri çok önemlidir. İnsanlara bir anlamda bu konularda eğitim verdi o filmler.' 3 Ocak 1973'te hostes Berna Hanım'la evlendi. 1974'te kızı Bengü dünyaya geldi. Türk sineması krize girince 1976'da ailece Norveç'e gitti. Oslo ve Trondheim üniversitelerinde biyoloji ve çevre bilimleri eğitimi aldı. 1981'de Türkiye'ye geri döndü ve matbaa kurarak ticaret hayatına atıldı. Aynı yıl oğlu Burak dünyaya geldi. 1985'te Orhan Aksoy'un TRT adına yönettiği 'Acımak' adlı dizisinde başrolü oynadı. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Turizm, Mahalli İdareler ve Avrupa Topluluğu Bölümleri Öğretim Görevlisi olarak öğretmenlik yaptı. Bu görevini 1999'da ANAP milletvekili seçilinceye kadar sürdürdü. 1991-93 yıllara arasında Çevre Bakanlığı Bakanlık Baş Danışmanı ve İstanbul Çevre İl Müdürlüğü görevini üstlendi. 1996 Çevre Bakanlığı'ndaki görevinden istifa etti ve 'Doğal Dengenin Korunması' konularında yurtiçi ve dışında konferanslar verdi... 1999-2002 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisinde "Çevre Komisyonu" Başkanlığı ve Milletvekilliği yaptı ayrıca bir dönemde " ANAP Genel Başkan Yardımcılığı " görevlerinde bulundu. 131 filmde oynadı.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Tuzla denince aklınıza "ilk önce" ne geliyor?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SAYFALAR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV