20 Eylül 2019 Cuma

HASTAHANE "CAFELERİ"

02 Şubat 2019, 21:52
HASTAHANE
 Günlerce hastane tenefüsü soluyan acıların her çeşidine tanık olanların değişik atmosfere ihtiyaç duyduğunda hastasından uzaklaşmadan sığındığı liman gibidir hastane cafe'leri. Bazen uzun soluklu ağırlar bazen kısa soluklu.  ALLAH a  yalvarışlara o çare arayan, sunulan çözüme çözüm üreten sohbetlere  tanık olur parke taşlı yerleri. Acıya,hüzüne Annenin, babanın, evladın,eşin yakın akraba bazende değer verdiğimiz dostlarımızdan güzel  bir haber umut ışığı beklenir sağlığa hayata tutunmaya dair. Kimi zaman güzel haber, kimi zamanda gözyaşlarına tanık olur orda çalışanlar, o masalar ve  acının demine eşlik eden çaylar. Farklı hayat hikayelerine hayatın ve insanlığın olumlu olumsuz en renkli hallerine tanık olursun.  Böyle bir günde tanık oldum o heybetli duruşun içindeki çocuğun gün yüzüne çıkışına. Endamı duruşu ile dimdik bir delikanlı koca adam. Konuşması tavrı, kültürü, bilgisi ile dünyaya kafa tutacak kadar kendinden emin bu delikanlı. Giyimi öyle entel dantel değil ha tabiri caizse adam gibi adam kıyafeti ilede. Ama sağ el serçe parmağında yeşil taşlı kadın yüzüğü dikkat çekiyor ister istemez. Bi kendine birde yüzüğe baktığında garip bir tezat. Başka takı yok üzerinde yani takı merakı dan değil. Yan masada oturuyor biri ile. Ve ansızın sohbetleri arasında o güçlü, dünyaya kafa tutan adamın içinden, oyuncağı elinden alınmış,yada yolunu kaybetmiş bir çocuk çıkıyor hıçkırıklara boğuluyor. Bir çocuğun gözlerindeki korku kadar masum bakışları,kendini bilmez halleri. Yüzüğü öpüp ağlamaları....boğazındaki hıçkırıklarının düğüm düğüm olması.. "Annemi rutin kontrollere getirdim yatış denildi o an annem bana eşyalarını teslim ederek parmağından hiç çıkarmadığı yüzüğünü    bana verirken bu yüzüğü eşine takarsın diye de espiri yaptı. Dursun parmağında ne gerek var dedimsede gülümseyerek sen al al dedi. Kimbilir belki yolunda gitmeyecek bazı şeyleri hissetmiş belkide. Ertesi gün geldiğimde yoğun bakıma almışlar gece, ve hala orda çıkıp almadıki emanetini benden. Bende parmağımda taşıyorum ya kaybedersem anneme ne derim. Eşine takarsın dedide ben Kıyamam kimseye takamam bu yüzük annemin o narin ve güzel ellerinden başka kimseye yakışmaz.
Kimseyi eşdeğerde tutamamki. Kim bu yüzüğü hak edebilirki benim annem tek"diye anlatıyor. Daha fazla durmuyor orda toparlıyor kendini ve yine o mağrur duruşuna bürünüp dimdik içindeki  çocuğu susturup saklayarak uzaklaşıyor o yüreği, çocuk masumiyetli sevgi dolu koca ADAM ordan. Merak işte ardında kalanlar dan öğreniyoruz acısını. Annesi yoğun bakımda yatan bir EVLAT o. İki yıldır annesine ömrünü adamış bir OĞUL... Kimbilir daha derin sohbete girilse  onu bu denli güçlü, dik, biraz asi duruşun arkasında  içindeki çocuğu saklamış kılan bu sevgi ile bağlanışı nasıl bir  hayatı vardır. Aslında gayet normal bu duygular bağlanış çünki  bir çocuk kaç yaşında olursa olsun Anne denildiğinde içinde fırtınalar kopar çünki o anne cümlesinin içinde yaradılışının aracısı,   çocukluğu var oluşu geçmişi herşeyi  saklıdır bu insanda. Anne sevgisinin yürekteki farklılığı bundandır . Ne kadar büyüsekte Değilmi ki saçımızı annemiz okşuyorsa o an çocuklaşıyor olmamız. Çok duygulandım hayran kaldım böyle evlada. Bu normal olanı aslında.
Fakat günümüzde atılan anne terliği için
mahkemeye veren,yaşlanan annesine 
bakmamak için türlü çeşit oyun kuran, 
"kendime özgü hayatım var eşim kimi isterse o hayatımda olur" diyip verilen emekleri bir çırpıda yok sayan çocukluğunda onu ayaklandıran kimse hayatında olmamış gibi davranan, evlatlara tanık oldukça. İnsanlık çercevesi o kadar paramparça olmuşki tek parçasını bulunca olağan üstü görünür oldu. Dejenere olmuş anne, baba, evlat,eş aile ilişkileri normal gördükçe,
tepkisiz kalmayıp hayat diyip kabül görüp hayatımıza oturttuğumuz için normal olan olması gerekenleri   mükemmel kılmaya başlamış olduk.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 4 yorum mevcut

    • Aslıhan Demirinci @kenan adem 5 ay önce yorumlandı

      kenan bey afedersiniz ama onca yazıdan bunu mu anladınız? yazarın yazım kuralını bilmemesi sizi ne derece alakadar eder anlayamadım. diyorsunuz ki "hadi siz yazım kullarını bilmiyorsunuz, bari bilen birine yazdırsaydınız" peki size sorarım sizin yazım kuralınız nerede? kulları denmez kuralları denir cümlenin sonuna nokta konur, diyelim ki büyük harf yazılmıyor o zaman bir yazıyı yazdığınızda lütfen önce siz kontrol edin ki insanlara düzgün örnek teşkil etsin.

    • kenan adem 6 ay önce yorumlandı

      hadi siz yazım kullarını bilmiyorsunuz, bari bilen birine yazdırsaydınız

    • semi Kırdan 8 ay önce yorumlandı

      i̇nce düşünceler songül suseven bunları dile getirmek,sözcüklere vurduğun için teşekkür ederiz. yazılarını okuyoruz. başarılar...

    • musa ulusoy. 8 ay önce yorumlandı

      hamdolsun son yıllarda çok ahlaklı.dürüst,idealist imanlı gençler yetiştirdik!bu birazda kendini bilmez,yarı cahil ve çocuklarına aşkım.sana tapıyorum diye hitap eden anneler sayesinde oldu.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Tuzla denince aklınıza

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SAYFALAR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV