17 Eylül 2021 Cuma

ZAHİDE YETİŞ İLE İSTANBUL TURU

04 Ağustos 2014, 08:04
ZAHİDE YETİŞ İLE İSTANBUL TURU
İstanbul Ajans

Şimdilerde Türkiye’de programların aranan yüzü olan Zahide Yetiş, 1979 yılında Avusturya, Viyana‘da doğdu. Lise eğitimini İzmir Özel Fatih Koleji’nde tamamladı. Ardından 9 Eylül Üniversitesi Satış Yönetimi ve İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Çocukluk yıllarında TRT‘de belgesel seslendirmeleriyle televizyonculuk hayatı başladı. TRT Kurumunda, İzmir ve Ankara televizyonlarında “Genç Gözüyle Tartışma” , “İnternet TV”, “Türk Site”, “Gün Başlıyor”, “Şans Karesi” ve “İzlenimler” gibi kadın, eğitim, kültür, eğlence, tartışma ve yarışma programlarının sunuculuğunu yaptı. Şimdilerde ise ATV’de “Zahide’yle yetiş hayata” adlı programın sunuculuğunu yapıyor. Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz keyifli röportajı sizlerle paylaşıyor, sorularımıza verdiği içten cevaplar için teşekkür ediyoruz.

 

1) Herkesin mutlaka İstanbul’a bir geliş öyküsü vardır. Sizin öykünüz nedir?

 

Doğru herkesin İstanbul’a bir geliş öyküsü var. Çünkü İstanbul’a gelmek zorundayız, benim mesleğim açısından en azından. Yerel televizyonda çok güzel işler yapan arkadaşlarım var. Ben de bir zamanlar onlardan birisiydim. İzmir’de TRT’de uzun yıllar çalıştım, yerel televizyonlarda çalıştım, sonra Kanal D’de “Doktorum” adlı programa sunucu arıyorlardı. Ben de o sırada başka bir kanalla bir anlaşma yapmak üzereydim, tesadüfler bizi bir araya getirdi ve program benimle beraber canlı yayına geçti. İstanbul’a taşınma sebebimdir, Kanal D’deki program. Ve böylece İstanbul’a gelmiş oldum.

 

2) İstanbul’u tek bir kelimeyle ifade etmenizi istesek...

 

Aşk ve mavi.

 

3) İstanbul’u hayatında hiç görmemiş birine İstanbul’a dair ilk neyi anlatırsınız?

 

Keşmekeşin içinde bir mucize arıyorsan, güzellikler diyarı, aşk diyarı, zorluklar diyarı ama bir taraftan da dünyanın görüp görebileceği en büyük mucizelerin olduğu bir yer İstanbul.

 

4) Birgün İstanbul’dan ayrılmanız gerekirse en zor vazgeçeceğiniz yanı ne olur?

 

Boğaz ve bu telaş. İstanbul’a gelince insanlar telaştan şikâyet ederler, oysa hiçbir yere gitmezler. Bakın şikâyet eden herkes vardır ama giden çok azdır. Çünkü İstanbul güzeldir çalıştırır adamı. Öyle kolay bir şehir değildir doğru. Ama alışınca zorluğa, sonra nedense huzur istersiniz ama o zorluğu da ararsınız. Çünkü başarabilirseniz, başarmanın gücü de vardır İstanbul’da.

 

5) İstanbul’da “Keşke hiç olmasaydı” dediğiniz herhangi bir şey var mı?

 

Herkes aynı şeyi söylüyordur herhalde. Trafiğin bu kadar yoğun olmamasını dilerdim ama bu kadar artan bir nüfusta bu doğal herhalde.

 

6) İstanbul’un en sevdiğiniz semti hangisi?

 

Yeşilköy. Ben İzmirliyim. İzmir’e en çok benzettiğim beldedir Yeşilköy. Çok sakin, çok huzurlu. Bir balıkçı köyü gibi. O çok yüzden seviyorum. Üstelik insanlarla bire bir temas ederek, komşuluk ilişkilerinin hala yaşandığı, hatta cebinizde paranız olmasa bile hala veresiye verilip ne istiyorsanız, ekmeğinizi, peynirinizi alıp evinize gidebileceğiniz bir yer Yeşilköy.

 

7) İstanbul’u ilk defa ziyaret eden birini çıkartacağınız bir günlük İstanbul turunun olmazsa olmazları nelerdir?

 

Valla o kadar çok yer var ki. Mesela, Topkapı Sarayı’nı mutlaka gezdirmek isterdim ama bir günün içine nasıl sığdırırdım bilmiyorum. Kızkulesi’ne, Kapalı Çarşı’ya mutlaka götürürdüm. Dolmabahçe Sarayı’nı göstermek isterdim. Boğaz köprülerinin ikisini de göstermek isterdim. Yıldız Parkı’nı, Emirgan Korusu’nu göstermek isterdim. Galata Köprüsü’nü de. Bir sürü yer var. Müzeler var, Yerebatan Sarnıcı var. İstanbul’da gezilecek o kadar çok yer var ki. O yüzden “Geliyorsan bir gün gelme, bir hafta gel. Bir hafta da bile yetiremem” derdim.

 

8) İstanbul’un en önemli mimari yapısı sizce hangisi?

 

Mimar Sinan’ın bütün eserleri muazzam. Bütün camiileri muazzam. O yüzden hiç birine haksızlık edemem. Mimar Sinan’ın eserlerini göstermek zaten onun, hem insani duygusunu, hem dini literatürünü hem de yaşadığı zamanın çağın ötesindeki matematiğini göstermek… Hepsi bence çok güzel, hiç birini ayırt etmiyorum.

 

9) "İstanbul manzarası" denildiğinde ilk aklınıza gelen yer neresi?

 

Süleymaniye’nin manzarası. Minarelerinin manzarası. Şu an Ramazan ayındayız ilk aklıma gelen bu.

 

10) İstanbul’un sembolünü biliyor musunuz? Beğeniyor musunuz? Sizce ne olmalı?

 

Lale. Çok güzel, lale mevsimi gelsin diye bekliyoruz. Bizim için baharın, güzellik ve renklerin hoşluğunu yaşatan, trafiğin çilesini keyfe dönüştüren bir şey lale. O yüzden bayılıyorum lale mevsimine İstanbul’daki.  İşin hoş ve acıklı tarafı, hoş lalelerle doluyor her taraf, muazzam bir renk cümbüşüyle. Acıklı tarafı, çok kısa sürüyor her güzelliğin olduğu gibi.

 

11) İstanbul’un ilk aklınıza gelen yöresel yemekleri nelerdir? Bir başka ifadeyle İstanbul’la özdeşleşen yiyecekler nelerdir?

 

Kebap ve kaymak Eyüp’te. Beykoz’un “Paça”sı, Sultanahmet’in “Terbiyeli Şırden Çorbası” Çok şey var. Vefa’da Boza ama karda özellikle. Kar yağdığında Vefa Bozacısı’na gideceksiniz. Sarıyer’in böreği çok güzeldir. Daha bir sürü vardır ama benim aklıma geliverenler bunlar.

 

12) İstanbul’u dünyanın diğer metropollerinden ayıran en büyük özelliği nedir sizce?

 

Bir gemi seyahatine çıktım ve dünyanın pek çok metropolünü gezdik. Sonra o gemi İstanbul’a da uğradı. Tabi ben inmedim İstanbullu olduğum için ama dönenlerin dediklerini dinledim. “Ne kadar güzel”, “Boğaz, muhteşem, iki yakayı bir araya getiriyor” Biz burada yaşayınca o kadar farkına varmıyoruz ama dönen yabancı turistlerin söylediklerinden yola çıkarak söylüyorum. Bizim fark etmediğimiz pek çok güzellik burada yan yana. İki dünya kıtasının yan yana geldiği tek geçiş noktası. Üstelik de Boğaz’ın her iki yakası da muazzam güzellikler sergiliyor. Gemiyle geçerken onları görmüşlerdi ve bir sürü yere gitmemize rağmen en çok İstanbul’u sevdiklerini söylediler, müthiş gururlandım. O yüzden bizi elbette insanımız ayırır, elbette tarihi ve kültürel değerlerimiz ayırır. Bir de şu vardır İstanbul’da; çok parası olan için en lüks yer de vardır İstanbul’da, az parası olan için de en güzel yer yine İstanbul’dadır.

 

13) Son on yıla baktığınızda İstanbul’da en büyük değişimin hangi konuda yaşandığını söyleyebilirsiniz?

 

Çok değişim yaşandı tabi ama özellikle deniz ulaşımında ben muazzam bir değişim görüyorum. Mesela Yeşilköy’den Adalar’a artık vapur var. Denizi çok daha iyi kullanmaya başladık bence 10 senede. Ve önümüzdeki 10 senede de daha iyi kullanacağız ki Tüp Geçit bile yaptık.

 

14) İstanbul’da yaşayan biri olarak karşılaştığınız sıkıntılar nelerdir? Çözülmesini istediğiniz en acil sorun nedir?  Bunun çözülmesi noktasında neler önerirsiniz?

 

İstanbul çok büyük bir yer. Zaman sıkıntısı yaşayabiliyorum bazen. Daha çok yerde olmak istememe rağmen daha az yere ancak yetişebiliyorum. Ama onun dışında İstanbul’da olmak keyif de, cebinizde paranız ve zamanınız varsa keyif. Yani bu kadar güzelliğin içinde oralara girip yemek yiyecek paranız yoksa cebinizde, yutkunup kalıyorsunuz. Gezmek için de zamanınız ve sağlığınız olması gerekiyor. İşte böyle ikilemler yaşatıyor bu şehir. Ama yine de burada yaşamak, bu havayı koklamak muazzam bir keyif.

 

15) İstanbul’da spor adına yapılan çalışmaları kayda değer ve yeterli buluyor musunuz?

 

Denizde yapılan muazzam çalışmalar var, bütün dünyada gösteriliyor. Deniz sporları adına bir şeyler yapıyoruz. Maraton yapıyoruz bir kere. İki kıtayı aşabilen tek şey Türkiye’de ve ancak İstanbul’da yapılabilir. Dünya üzerinde daha çok ses getirmesi gerekiyor ama bence Maraton spor adına İstanbul’da yapılmış en güzel olay.

 

16) İstanbul’da hayata geçirilen hizmet ve projelerden memnun musunuz?

 

Memnunum. Özellikle son dönemde büyük panolar var ve orada İstanbul’daki trafik akışı, hava durumu akışı, yani yolda geçerken görüyorum. Trafikte durduğum zaman da izliyorum. Büyükşehir Belediyesi’nin panoları onlar. İDO için saatler de var, tren saatler de var. Her şeyi oradan görebiliyorum. O konuda çok keyif alıyorum.

 

17) Sizin İstanbul hakkında bir projeniz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

 

Var aslında. Hep biriktirdim ama daha hayata geçiremedim. “Gülen Yüzler” İstanbul’da, tabi herkesin yüzü gülecek diye bir şey yok ama pek çok gülen yüz var. Onları fotoğraflayıp bir sergi açmayı planlıyorum: “İstanbul’un Gülen Yüzleri”.

 

18) İstanbul’u daha şuurlu yaşamanın ve hakiki bir İstanbullu olmanın formülü nedir sizce?

 

Tarihini bilmek ve tarihini bilerek yaşamak… İstanbul’un fethi dünya tarihini değiştirdi. Hepimizin tarihini değiştirdi. Ki bu bir hadiste müjdelendi: “Onu fetheden komutan ne güzel komutan.” Fatih Sultan Mehmet 1453’te İstanbul’u aldığı zaman dünyanın tarihi değişti, sadece bizim değil. Tarih bilinciyle, o havayı da soluyarak ve koklayarak İstanbul’da yaşamak çok daha keyifli.

 

19) Gelecekte görmek ve yaşamak istediğiniz İstanbul’u bize biraz anlatır mısınız?

 

İstanbul daha da büyüyecek. Yapacak bir şey yok. Yerin üzerine doğru büyüyecek muhtemelen ama gerçi yerin altı da olduğu gibi tarih. Bilmiyorum İstanbul, kendi içinde keşmekeşinin içinde çok güzel yol alıyor. Tabi ki geleceğin İstanbul’unda herkesin daha fazla rahat yaşayabileceği bir yer olsun istiyorum. Daha da genişleyecek. Bu genişlemenin içinde herkesin ev sahibi olmasını istiyorum. Daha rahat yol alsınlar. İşlerine daha kolay gitsinler istiyorum.

 

20) İstanbul üzerine bu kadar konuştuktan sonra son bir soru daha… Şu an gözlerinizi kapatıp açsanız İstanbul’da hangi zaman ve mekânda olmak isterdiniz?

 

Osmanlı’da Lale Devri’nde tabi. İstanbul’un Lale Devri’nde. Gerçekten muazzam bir güzelliğin yaşandığı, çok fazla şeyin düşünülmediği, sonunun bedbaht olsa da en keyifli zamanların yaşandığı herhalde. Bir de Fatih’in belki de ilk keşfettiği zaman İstanbul’u. 1400’lü yıllar ya da 1500’lü yıllarda belki olmak isterdim. Çünkü İstanbul’un o değişimlerin içinde, Müslümanlığın getirdiği hoşlukların en net ve zarif biçimde sergilendiği dönem o zaman. Belki o zamanda olmak isterdim.

 

Röportaj: Elif Kübra Süer

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Tuzla denince aklınıza

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SAYFALAR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV